CHP Ekonomi Masası heyeti, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser’i makamında ziyaretti. Heyet, ziyaretin ardından ATSO toplantı salonunda, Afyonkarahisar’daki iş insanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, “Merkez Bankası, ekonomi hedefini seçilmişlerle birlikte belirler. Ama ekonomiyle ilgili enflasyon hedefi belirlendiği andan itibaren Merkez Bankası, elindeki tüm araçları o enflasyonu gerçekleştirmek için kullanmakta serbesttir. Bağımsızlıktan bir bunu anlıyoruz. Bu da iş insanlarının aradığı istikrarı getirir. Enflasyon, kur ve faiz oynak bir vaziyette gitmez. Uzun dönemde istikrarlı bir ekonomi olur.” dedi.

Toplantıda konuşan Öztrak, Türkiye’nin yönetim sıkıntısı yaşadığını ve savrulduğunu söyledi. Bir buhran içerisinde üç büyük krizin aynı anda yaşandığını dile getiren Öztrak, şöyle konuştu:

“Büyüme modelimiz tıkandı. Yani, 2006-2007’den itibaren bakıldığında Türkiye’nin kendisine benzeyen ekonomilerden ayrışmaya başladığını görüyoruz. Bu ayrışma özellikle 2013’ten itibaren daha da hızlanıyor. Devlette bir yönetim krizi yaşıyoruz. Son yapılan anayasa uygulaması, referandumu ve seçimlerden sonra Türkiye’ye gelen rejim maalesef, ülkenin temel kurullarını çok büyük bir süratle yıpratıyor. Demokratik standartlarımızda da çok hızlı bir gerileme yaşıyoruz. Hukuk devletinde ciddi bir yıpranma görüyoruz. Bu da tabii ki ister istemez Türkiye’deki tüm karar alıcıların, mikro, makro, iş insanları ve esnafları etkiliyor. Çünkü geleceğe doğru baktıkları zaman mallarının ve mülklerinin ne kadar güvence de olduğu konusunda ciddi tereddütleri var.”

Öztrak, bunların üstüne 2020 yılında küresel salgının geldiğini belirterek ekonomi ve devletteki yönetim krizini daha da ağırlaştırdığını savundu.
“Ciddi bir buhran içerisinde sürükleniyoruz.” diyen Öztrak, şunları söyledi:
“Türk lirasının seyrine baktığımız zaman kontrolden çıkmış gidiyor. Özellikle iş insanlarından ‘Fiyat vermekten zorlanıyoruz.’ sözlerini duyuyorum. Türk lirasının hızlı değer kaybetmesi başlangıçta rekabet gücünü artırır. Ama rekabet gücünü bu şekilde artırmak, izlenebilecek en yanlış politikadır. Bir yandan rekabet gücünü artırırken bir yandan da dar gelirlinin sırtına yüklenirsiniz. Ülkeye ileri doğru baktığınızda sosyal sıkıntılara neden olabilecek bir takım gelişmelere sebep olabilirsiniz. Ama onun da ötesinde işi abarttığınız andan itibaren ülkede bir kur ve döviz krizi yaratabilirsiniz. Bu döviz krizi de döner mali krize neden olabilir. Bu mali krizde, sanayicimizi vurur ve üretim tamamen durur.”
Öztrak, bugün Türk lirasının sahipsiz olduğunu ve ekonomi yönetiminde ciddi hataların yapıldığını anlattı. Birinci hatanın Merkez Bankası olduğunu kaydeden Öztrak, şöyle devam etti:

“Merkez Bankası, bugün Türkiye’de araç bağımsızlığına sahip değil. Bağımsız Merkez Bankası derken seçilmiş iradesinden bağımsız bir Merkez Bankası’ndan bahsetmiyoruz. Merkez Bankası, ekonomi hedefini seçilmişlerle birlikte belirler. Ama ekonomiyle ilgili enflasyon hedefi belirlendiği andan itibaren Merkez Bankası, elindeki tüm araçları o enflasyonu gerçekleştirmek için kullanmakta serbesttir. Bağımsızlıktan bir bunu anlıyoruz. Bu da iş insanlarının aradığı istikrarı getirir. Enflasyon, kur ve faiz oynak bir vaziyette gitmez. Uzun dönemde istikrarlı bir ekonomi olur.”

Öztrak, 12 aylık enflasyona bakıldığında üretici fiyatlarının yüzde 46 arttığını esnafın da vatandaşlara sattığı malların fiyatının da yüzde 19,9 artış gösterdiğine aktardı. Borç yükünün ağırlaştığına dikkati çeken Öztrak, “Son 70 günde, ‘Merkez Bankası Başkanı önce çıktı dedi ki ‘Ben enflasyona bakacağım, faizler enflasyonun altında olmayacak.’ Sonra baktı ki enflasyon istediği gibi gitmiyor, bir taraftan da kendisini sıkıştırıyorlar, ‘Düşür şu faizleri.’ diye. ‘Ben o enflasyona bakmayacağım, çekirdek enflasyona bakacağım.’ dedi. Çekirdek enflasyon da istendiği gibi gitmedi. Gitmesi de mümkün değil, bu politikalarla. O da yukarı doğru gitmeye başlayınca bu sefer dedi ki ‘Ben cari açığa bakacağım.’ Cari açığa bakan, cari açıkla enflasyonu düşürmeye çalışan bir Merkez Bankası başkanı dünyada yoktur, bizde ilk.” diye konuştu.

Merkez Bankası Başkanının tek hedefinin enflasyonu tutturmak olduğunu vurgulayan Öztrak, şöyle devam etti:

“Tabii ne oldu, sonuçta 70 günde dış borcumuz meydana gelen devalüasyon nedeniyle 836 milyar Türk lirası ağırlaştı. Türkiye hızla borçlanan bir ülke. Türkiye’nin gayrisafi yurtiçi hasılaya oranı 2002 yılının çok çok üstünde. 2003 yılında yüzde 95’ken, şu anda yüzde 153. Kimin borcu? Sizlerin borcu, devletin borcu. Yüzde 95’ten milli gelirin altındayken şimdi milli gelirin 1,5 katı olmuş. ‘Türkiye iflas etti.’ dediğimiz büyüme modeli bu.”

Toplantıda, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, İl Başkanı Yalçın Görgöz ve ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Serteser de birer konuşma yaptı.
CHP Ekonomi Masası heyeti, kentteki iş insanları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileriyle basına kapalı toplantı gerçekleştirdi.(AA)